GRC nedir ve zorunlu olmayan firmaların buna ihtiyacı var mıdır? Önce dürüst cevapla başlayalım.
Evet, olur.
Bir banka ya da enerji üretim/dağıtım firması GRC yapmak zorundadır. Çünkü sektöre özel bir kanun olabilir. Veya sektörün düzenleyici kurumlarının, sektöre özel tebliğleri. Regülatör (düzenleyici) kurum karar verir, ilgili kurumlar uygular. Bu nedenle zorunlu regülasyona tabi kurumlar bu yazımızın kapsamına girmiyor.
Kimsenin zorlamadığı bir otomotiv yan sanayi, cam sanayi, tekstil, hazır yemek…. Daha pek çok sektör ve kurum için kanun ve/veya düzenleyici kurum kararı yok. Müşteri istemedikçe hiçbir sertifikaya ihtiyaç da yok. Bu durumda “ben işimi yapıyorum, bana GRC lazım değil” diyebilir misiniz?
-Elbette diyebilirsiniz.
Bugün lazım değil. Firma işler yürüyor. Sevkiyat çıkıyor. Para kazanılıyor. O yüzden bu yazımızda bu kurumlara “yapmak zorundasın” demeyeceğiz. Çünkü değilsiniz.
Bu yazımızda size sadece bir soru soracağız:
Bu firma büyürken, kimin bilgisine / vizyonuna / bakış açısına göre büyüyor?
Bu soru bir kenarda dursun. Tekrar buraya geleceğiz.
GRC için genel söylem şu şekildedir. “Bugün müşteri istemiyor ama yarın büyük bir müşteri sorarsa hazırlıksız yakalanırsın.”
Olabilir mi? Olabilir. Ama bu bir ihtimal. Müşteri, bayi, OEM vb. bir şey isteyebilir. Belki de hiç istemeyecek. Böyle bir ihtimal de var. Buradan bakınca da GRC olmasa da olur.
O yüzden yazıyı ihtimal üzerine yazmak istemiyoruz. “Belki bir gün” hiç gerekmeyebilir de.
Biz bugün olana bakalım. Az önce sorduğumuz soruya tekrar cevap verelim.
Firma Küçükken Her Şey Bir Kafada
Başlangıçta eğer küçük bir firma iseniz, bu bir güçtür. Kurucu veya kurucu ekip her şeyi bilir. Hangi müşteri neden sipariş vermiyor, hangi tedarikçi neden güvenilmez? hangi siparişte ne pazarlık edildi? — hepsi tek bir kafada.
Karar hızlı.
Ne toplantı ne komite ne prosedür.
Sadece “sen sor bana, ben biliyorum.”
Bu, küçük bir firmanın süper gücüdür.
Ama bir eşik var.
O Kafa / Vizyon / Bakış Açısı Artık Yetmiyor
Firma büyüdükçe iş çeşitleniyor. Müşteri sayısı artıyor. Ekip büyüyor. Süreç karmaşıklaşıyor.
Ve o tek kafa (hem kurucu hem de süper gücümüz), dün her şeye yetişen o kafa artık yetişemiyor.
Tanıdık geldi değil mi? 😊
O kişi izne çıkınca işler yavaşlar. O kişiye ulaşılamayınca karar bekler. Bir çalışan ayrılınca, bilgisi de onunla gider. Yeni gelen “bunu neden böyle yapıyoruz?” diye sorar, cevabı kimse bilmez.
Bu bir aksaklık değil. Bu, firmanın büyüklüğünün, kurulduğu yapıyı aşmaya başlamasıdır.
İşte “G” Tam da Bu
GRC deyince genelde son harfe bakılır. C – Compliance / Uyum. Oysa örnek aldığımız işletme içinde gerekli olan G — Governance. Yönetişim.
Yani:
Bu kararı kim verir? Bu bilgi nerede durur? Bir kafada mı, bir sistemde mi? Bu kişi yarın olmazsa, iş nasıl yürür?
Bunlar sertifika soruları değil. Bunlar süreklilik sorularıdır.
Governance, işi kişiden bağımsız hale getirir. Bilgiyi kafadan çıkarıp kuruma yazar. Firma bir kişinin izin gününe bağlı olmaktan kurtulur.
Bu regülasyon meselesi değil. Bu, büyüme meselesidir. Ve büyümeyen firma zaten bunu sormaz. Siz soruyorsanız — büyüyorsunuz demektir.
Bir İnce Nokta: “O Tek Kişi” Meselesi
Şöyle bir itiraz gelebilir:
“İyi de firmayı kazandıran zaten o tek kişi değil mi? Onun sezgisi, zamanlaması, piyasayı okuması?”
Doğru.
Ama işte tam da bu yüzden governance şart.
Çünkü o tek kişi, gününü sipariş kovalayarak, izin dönüşü biriken işi temizleyerek, “bunu bana sorun” diye herkese yetişmeye çalışarak geçiriyorsa — piyasayı okumaya, doğru zamanı kollamaya, stratejiyi kurmaya vakti kalmaz.
Governance, o tek kişiyi itfaiyecilikten kurtarır. Operasyon kendi yürüsün ki, o kafa asıl işini yapabilsin.
Yani governance o kişinin yerini almaz. Ona kazandıracağı alanı açar.
GRC Nedir, Hangi Sorunu Çözer?
İsmini zikrediyor olmamız, işi çözeceğiz anlamına gelmiyor. Yani başarı garanti değil.
Bir makine alırsınız, parametreyi girersiniz, çıktıyı bilirsiniz. Governance öyle değil. Aynı yapıyı iki firmaya kurun — birinde işler kişiden bağımsızlaşır, diğerinde kâğıt üstünde kalır.
Fark ne?
Fark, bunu denetçi için mi yoksa kendiniz için mi kurduğunuzda.
Zorunlu firma denetçi için kurabilir. Ama siz zaten zorunlu değilsiniz. Bu yüzden sadece işinize yarayanı kurabilirsiniz.
Bu bir dezavantaj değil. Bu sizin avantajınız.
Yönetim Sistemleri Burada Ama Menü Olarak
ISO 9001, ISO 10002, ISO 27001, ISO 22301, ISO 42001…
Zorunlu firma için bunlar dayatma. Zorunlu firmalar hepsini tabağına almak zorunda. Ama sizin için böyle bir zorunluluk yok. Hangisinden ve ne kadar alacağınıza siz karar verin. Sadece işinize yarayanı alın.
Hangi yönetim sistemi, bilgiyi kişiden alıp kuruma yazmanıza yardım ediyor? Onu alın. Gerisini bırakın.
Çünkü sizin lüksünüz bu: Belge için değil, süreklilik için kurmak.
Son Söz
GRC olmadan da olur mu?
Bugün, olur.
Ama şu soruyu bir kez sorun:
Bu firma, sizi bir hafta izne gönderse, aynı hızla yürür mü?
Cevap “evet” ise — GRC gerçekten size lazım değil. Tebrikler, çoktan kurmuşsunuz.
Cevap “hayır” ise — o zaman mesele “GRC yapalım mı?” değil. Mesele, bu firmayı ne zaman kendi kafanızdan çıkarıp kuruma emanet edeceğiniz. Yarın büyük bir müşteri kapıyı çalarsa, bu hazırlık zaten işinize yarar. Ama çalmasa bile — siz o firmayı büyütmek istiyorsanız, bu işi kendiniz için yaparsınız.
*G=Govarnance/Yönetişim, R=Risk, C=Complianca/Uyum
SSS
Soru 1: GRC nedir?
Cevap: GRC; Governance (Yönetişim), Risk (Risk Yönetimi) ve Compliance (Uyum) kelimelerinin kısaltmasıdır. Bir kurumun bu üç alanı birbirinden kopuk süreçler yerine tek bir bütün olarak yönetmesini ifade eder.
Soru 2: GRC her firma için zorunlu mudur?
Cevap: Hayır. Bankalar, enerji firmaları gibi düzenlemeye tabi kurumlar için GRC yasal bir zorunluluktur. Ancak otomotiv yan sanayi, tekstil, hazır yemek gibi zorunlu olmayan sektörlerde GRC bir tercihtir — genellikle müşteri talebiyle ya da büyüme ihtiyacıyla gündeme gelir.
Soru 3: Zorunlu olmayan bir firma neden GRC yapmalı?
Cevap: Çünkü firma büyüdükçe bilgi tek bir kişinin kafasında toplanamaz hale gelir. GRC’nin “G” harfi — yönetişim — bilgiyi kişiden bağımsız hale getirir, işi kuruma yazar. Bu bir regülasyon meselesi değil, bir kurumsallaşma ve süreklilik meselesidir.